20 Eylül 2019 Cuma

insanlar için can atan biriyken  bir gün hiç kimseyi görmeye tahammül edemeyeceğiniz günlerin geleceğini asla önceden sezemiyorsunuz. ve insan tam da bu noktada yer değiştiriyor. kara delik, zamanda yolculuk teoremleri aslında varsayımsal olarak bu şekilde kendini tamamlıyor ve gerçek halini buluyor bana sorarsanız. çünkü zamanın insanı değiştirmesi bir döngüden geçirmesi değil midir? bir enerjisel boyuttan geçiş adeta ? asla bilemeyeceğiniz yerlere gidip, yıllar evvel asla yapmam dediğiniz şeyi şuanda yaparken buluyorsunuz kendinizi bir anda. üstelik bunu farketmek için geleceğe gitmeniz gerekiyor.. bazen de kafanız o kadar karışmış olabiliyor ki neye nereden başlayacağınızı, nerede kaldığınızı bilemeden sonuca bağlamış oluyorsunuz alalade..tıpkı bu yazı gibi.  
  insan hayatta birşey olmak istiyor. birşeyleri başarmak. sürekli başarmak. hayat bir paradokstan ibaret değil midir? siz başarırsınız, mutlu olursunuz. mutlu olursanız da başarırsınız. bunun aksi de böyledir. aslında paradoksal bir yaşam mekanizması içindeyken hangi teknoloji bizi geçmişimizle yüzleştirip geleceğimizi inşa edebilme imkanı sunabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder